28 Ekim 2014 Salı

Bil ki, benimkisi, çok yerde yapılmış tek bir yanlışlık.. / Şiraze

"Ben sana verdiğim her 'günaydın' ı, bilsen de bilmesen de tek tek geri aldım.."

İnanacaksın önce sen her söylediğine, sen kendin güveneceksin önce kendine ve sen emin olacaksın ne olduğundan tümüyle.. Benim inanmadığım senin varlığın.
Varsa gitmek hep fikrinde, sevmeyeceksin, ola ki sevdin yakıp gemileri gitmeyeceksin, her şeyden önce kendinle halleşeceksin ve her gerçeği söylemekle bütün meseleleri hallettiğini zannetmeyeceksin...
Belki bilirsin, ölümcül kazalar en çok düz yolda olur. “asla” dediğin ne varsa bir şekilde ansızın gelip seni bulur ve “keşke”ler yoldaşın, vesveseler sol yanın, dimâğ da uyuyan tarafın olup kalır; hesap vermeden sıyrılacağını sandığın an, yanarsın; ya burada şimdi, ya da nihâyetinde vaktin, emin ol kendinle yüzleşeceksin.
Hiçbir şey kolay değil, hiçbir şey yalın değil, hiçbir şey değil kusursuz; ille de O... Göremiyorsan ahengi, duyamıyorsan kutsî melodiyi, hissedemiyorsan eşsizliği; yazık sana ki, terk edilmişsin.
Doğru olanı mı yapmaktır zor olan, doğruyu kısa yoldan söyleyivermek midir?
Nedir insanın en çetin bulduğu yol ve neden hep sarp yamaçlara tırmanmayı tercih eder insan?
Dedim: anıların içinde kimseyi bulamazsın.
Ve dedim: kimseyi o anıların içinden çıkarıp karşına oturtamazsın,
Yine dedim: kimseye daha önce söylenmişleri yeniden söyleyemezsin ya da yeni hiçbir şey ekleyemezsin söylenmişlere.
Ben dedim: anıları değiştiremezsin, birini bile yerinden oynatamazsın, onların yerine de bir yenisini koyamazsın...
Hep dedim: biten bitmiş, yazılan yazılmış, söylenen söylenmiş, yaşanan yaşanmıştır.
Yolun kenarında dur ki, ardından gelen sana takılıp düşmesin.
Ey sen!
Bırak beni. Bırak dinleneyim...

Şiraze

5 Ekim 2014 Pazar

Hikayeler topluyorum hayatımdan.. Hepsi bir araya gelse, "bir" etmeyecek hikayeler.. Sonu hiç gelmeyen; kahramanları eksik hikayeler.. Aylak kaldırımlardan, yol üstü parklardan, deniz kenarlarından, sararmış yapraklardan, hüzünlü akşamlardan topladığım hikayeler.. Hikayelerim var, alır mısınız, diyorum, yok fiyatına. Kimse oralı olmuyor. Herkes kendi hikayesiyle öyle meşgul ki, kimse başka bir hikayenin tanığı olmak istemiyor.. Belki anlatılsa, tamamlanacak yarımlar; bir şahidi olsa kanıtlanacak yaşanmışlıklar.. Çünkü öyle eksik, öyle boynu bükük, öyle yalnız hikayeler.. Hikayeler topluyorum; yaralardan, kaçışlardan, adına aşk denilen yalanlardan.. Var mı almak isteyen?.. / Ha.


İçimde ne varsa öldürdün.. Aşka dair, sevgiye dair; inanca, umuda, güvene, iyiliğe, güzelliğe dair ne varsa öldürdün.. Senden sonra karşıma çıkacak olan bütün insanların katilisin sen. Aldığın 'ah' la, kırdığın 'can' la, gidişinin ardından bir türlü toplanamayan bu yıkımla; yüzün ne kadar güler bilmiyorum... / Ha.


Susmaktan yapılmıştır bazı anılar, yüksek sesle okunduğunda dağılırlar.. / Murathan Mungan