26 Mart 2016 Cumartesi

Tutunmak Yaşama... / Ha.

Bazen, hiç görmediğin bir tebessümün hasreti alır yüreğini; hiç tutmadığın bir elin özlemi, doldurur geceyi.. Uzak şehirlerin birinde, arsız bir ıslık dolanır diline; ulaşamayacağını bildiğin yabancı bir şehre.. 
Bir kuş ses verir sessizliklerin içinden.. Bir papatya güne döner yüzünü ilk ışıkla birlikte.. Ağaran tan, habercisidir yeniden başlamanın.. Zamanın en tenha köşesinden çaldığın bir tutam umudu, saklarsın geceden.. Bir demet nergise gömersin düşlerini, gülüşlerini.. Koyu bir kalabalıkla ve duru bir yalnızlıkla çevrili olduğunu bile bile başlarsın yeni güne.. 
Bilirsin, hayatına anlam katanı.. Seninle birlikte gülüp ağlayanı, nefes alanı.. Yalnızlığındaki gizi paylaşanı, bilirsin.. Yorulduğunda keşmekeşin ortasında, sarınıp uyuduğun battaniyeyi bilirsin, o soğuk gecelerde.. Bir bardak çayını seninle paylaşanı, kahvene ortak olanı.. Seninle yağmura eşlik edeni.. Hissedersin rüzgarı.. Baharın kokusunu alırsın, her solukta.. Taa içinden gelir tebessüm.. Gülemezsin.. 
Unutmuşsundur kahkahalarla gülmeyi, yılların çarmıhında; ama tebessüm artık yüreğindedir..
Belki parlamaz gözlerin, yoktur eski coşkusu.. Gençliğinin en ulaşılmaz sarkacında yitip gitmiştir aydınlık.. Ama o en uzakların varlığı, sebep olur tekrar görmene hayatı..
Hüzün buruk bir ezgidir sende.. Vardır hep.. Olmazsa olmaz.. Hüznünü seversin; onu anlayanı, o hüzne sözsüz ortak olanı.. 
Bir kez daha dersin, bir kez daha... Yaşamak bir kez daha.. Tutunmak hayata, bir kez daha...
Bazen, hiç görmediğin bir tebessümün hasreti alır yüreğini; hiç tutmadığın bir elin özlemi, doldurur geceyi.. Uzak şehirlerin birinde, arsız bir ıslık dolanır diline; ulaşamayacağını bildiğin yabancı bir şehre.. 
Ulaşır sessizliğin, bir geceden bir geceye...  / Ha. 



19 Mart 2016 Cumartesi

Uzak Kaderler İçin / Turgut Uyar

Bir gün, bir yağmurla garip garip, 
-Çoluğu çocuğu terk edeceğim.- 
Bir sevgiyle doymayacak kalbim,
anladım, 
Alıp başımı gideceğim.

Asır yirminci asırdır, amenna! 
Bir yanımda sevgilerim,
bir yanımda sancım.. 
Neon lambaları 
büsbütün karartır gecemizi, 
Uzaklar daha uzaklaşır. 
Bir define çıkarır gibi kayalardan, 
Adem'den beri, 
Sımsıcak sevgilere muhtacım. 

Bir gün alıp başımı gideceğim 
-Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...- 
Belimi bir ılık şal sarsın, mavi..
Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız, 
Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin,
Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.

Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm, 
Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde. 
Diyarı gurbette kanlı bir aşk,
Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde, 
En uzak beyazlar, 
En yakın ikindilerde, duygulu 
Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam, 
İçip içip ağlasam...

Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum? 
Herkesin derdinden pay isterken. 
Uzak kaderlerin suları çağlar simdi. 
Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.

Bir gün, bir parkta otururken, biliyorum, 
Bir el yağmurla dokunacak omuzuma 
Bir çift göz, bir davet, bir kalp... 
Çoluğu çocuğu terk edeceğim. 
Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak, 

Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak... 
Toprak ve insan kokularıyla, 
Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için, 
Başımı alıp gideceğim.
Turgut Uyar 

 

Kargo / Birhan Keskin

Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun. Lazım olursa açar okursun. Olmazsa da olsun, bir zararı yok burada dursun.
Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!
Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun.
Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun.
Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın.
Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak, o inat neyse sen osun.
Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak, aklında bulunsun.
Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun.
Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N’olcak ki, bırak patronlar seni kovsun!
Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça, (bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun.
Burada güzel çaylar var. Bu aralar senin için çok önemli. Bitki çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar. Demlersin, maksat midene dostluk olsun.
Şuraya Youtube’dan müzikler, Bach dinle filan, koydum. Ama müzik konusunda sen benden daha iyisin, koklayıp buluyorsun.
Buraya bir silkintiotu koydum. Kırk dert bir arada canına yandığım, kırkına birden deva olsun.


Birhan Keskin / Fakir Kene - Kargo (sf: 9, 10)

11 Mart 2016 Cuma

İnsanın yüreğinden dökülenler, başka bir yüreğe ulaşabilir ancak... Yüreğine ve kalemine sağlık güzel adam! Bir gün bir yerde karşılaşır mıyız bilmiyorum, ama yüreğimin yüreğinle karşılaştığına eminim.. Her neredeysen, hoş kal... / Ha.



Bana mutsuzum, yorgunum diyorsun...
Hepimiz mutsuz ve umutsuz değil miyiz zaten? 
Her birimiz bir kırık hikayenin mağlubu, dört yanlışın götürdüğü bir doğru...
Ama, diyorum sonra..
Ama nefes alabiliyoruz en azından..
Bazen içimize otursa da aldığımız nefes, sussak da ister istemez, yaşıyoruz hala sonuçta..
Uykunun, hali hazırda benim sana verebileceğimden daha fazla vereceğini düşündüm ve sustum.  
Bazen en güzel sığınak uyku, en iyi kaçış..
Bütün mutsuzlukların üstüne, en sıcak yorgan, bizi sarıp sarmalayan...
Mutsuz olan sen değilsin aslında canım..
Mutsuz, umutsuz ve yorucu olan hayat ve insanlar... 
Ama dışarıda yalnızca soğuk ve yağmur yok, akıp giden bir yaşam var, bahara gebe bir mevsimin sancıları var. Bunları sen benden daha iyi bilirsin.. 
Ne kadar u/mutsuz olursak olalım yine de şükredelim biz, bize daha ötesi yakışmaz canım.
Ve bil ki, her ne olursa olsun; 
Yarına dair inanacının azalmaya başladığını hissettiğinde,
Yeni bir şeyler yazarken, tükenmez dedikleri kalemler tükendiğinde,
Bir köşede nefes almaya çalışırken, içtiğin çay soğumaya yüz tuttuğunda ya da bunca koşuşturma içinde gardın düşecek gibi olduğunda...
Yani ki, her durumda;
Çok uzaklarda bir adamın senin için dua ettiğini anımsa..
Mutlu olmak zorunda değiliz, bunu da hiç unutma..
Mutluluk bir sonuç değil, süreçtir hayatımızın her anında...
Sevgiyle uyan...

Rüzgar