9 Ekim 2016 Pazar

Bana Şimdi Ne Lazım?...

Bana biraz gecenin üç'leri lazım;
Issızlığı sokakların..
Biraz yağmur, rüzgar biraz.
Biraz üşümek, iliklerime dek...
Yalın ayak, yalın yürek, yalın el, arşınlamak yolları; yalnızlığın tüm dillerince...
Vaktini deviren yaprakları süpürüyor çöpçüler.
Neler neler katmak isterdim o yaprakların arasına...
Ömrümün yanılgılarından başlardım ilkin.
Ardından, savururdum kırgınlıklarımı sarının sonsuzluğuna.
Susmayan geçmişimi, konuşmayan geleceğimi..
Bütün umutlarımı.
Azar azar.
Birer birer...
Kazırdım tırnaklarımla, tüm beklentilerimi; 
Hiç gerçekleşmeyen, hiç sonu gelmeyen..
Öncelerimi.
Önceliklerimi.
En derinlere sinmiş bütün o uzak özlemleri...
Yorgunluklarım var bir de..
Gövdeme ağır gelen başım..
Duyup da dinlemediklerim..
Bakıp da görmediklerim..
Yüzünü hatırlamadıklarım, ama adını hiç unutmadıklarım..
Sonra?
Hepsinin ayaklarımın altında çatırdadığını duymak için, 
Yürürdüm sokaklarda; günlerce, haftalarca, aylarca...
Bir, yağmurun kokusun saklardım kendime, bir de ağustos böceklerinin ekim'de çınlayan sesini...

Ha.